Yukarı Çık

TARKEM  »  Kemeraltı ve Çevresi  »  Geçmişten Günümüze Kemeraltı  »  Antik Zamanlar

Antik Zamanlar

Kemeraltı Çarşısı, hiç şüphesiz İzmir’in en gizemli, en heyecan verici yeridir. Kemeraltı Çarşısının farklı bir dünyası vardır:  Kalabalık, telaşlı ama her zaman renkli… Stratejik konumu dolayısıyla İzmir’in en önemli ticaret merkezi olarak ün yapan Kemeraltı Çarşısı,  tarihine yüzyıllar sığdırmış bir açık hava müzesi gibidir, aynı zamanda da dünyanın en büyük açık hava çarşısı olma özelliğine sahiptir.


Mezarlıkbaşı ve İzmir Anafartalar Caddesi semtinden başlayarak Konak meydanını içine alan Tarihi Kemeraltı Çarşısı, bugünkü görünümüne 1650 yılından sonra denizin doldurulması ile ulaşmıştır. Her ne kadar Kemeraltı denilince birçok kişinin aklına sadece alışveriş yapan renkli ve telaşlı bir kalabalık gelse de Kemeraltı Bölgesi’nin labirenti andıran sokaklarında dolaştıkça, burasının gizemlerle dolu, farklı ama eşsiz bir tarihin izlerini taşıdığını görürsünüz. Ama şimdiki zamana gelmeden, Kemeraltı’nın bugününü oluşturan, tarihsel süreçlerine bakalım öncelikle…


Bir Varmış Bir Yokmuş…

1930’lu yıllarda İzmir Agorasında yapılan kazılar sonucunda ortaya çıkan heykellerde Yunan Mitolojisinin güzel saçlı bereket tanrıçası Demeter, denizlerin tanrıçası Poseidon ve saf ışık tanrıçası, güzel yüzlü Artemis, Ege’nin yüzyıllardır ticarette yaşadığı bereketin nedenini fısıldar bize: Toprak, Deniz ve Saf ışığın mükemmel dengesi… Bu yüzden Ege, tarih boyunca görkemli medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve birçok kavimin de saldırısına uğramıştır.


Korunaklı limanı  sayesinde Smyrna İzmir”, her zaman Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin kilit noktası olmuş hem de tarım alanlarının verimliliği ve stratejik konumu dolayısıyla deniz ticareti kentin gelişiminde büyük rol oynamıştır. Bu nedenle de tarihin en önemli uygarlıklarından İskender’in, İyonların, Lidya’nın, Karyalıların, Roma’nın, Bizans’ın ve en sonunda da Osmanlı İmparatorluğu’nun kenti olmuştur.


İzlerine ibadethanelerinden  de rastladığımız gibi, eski dönemlerden itibaren gayrimüslimlerin bir arada yaşadığı Kemeraltı Çarşısı’nın tarihi, Bizans İmparatorluğuna kadar uzanır. Kaynaklara göre Kemeraltı’nın oluşmasını sağlayan en önemli etken 12.yy’da Bizanslılar tarafından yapılan İzmir Liman Kalesi’dir. Hem iç limanın güvenliğini sağlamak hem de İzmir’in, eski adıyla Smryna kentinin, savunmasının temelini oluşturmak için inşa edilen İzmir Liman Kalesi, tarihte farklı padişahların ve dinlerin hükümdarlığında birçok farklı isme ev sahipliği yapmıştır: Neon Kastron, Ceneviz Şatosu, Castrum Smyrnarum, St. Petros Kalesi, Le Chatesu, Hafen Katell, Kal’a İzmir-i Cedid, İzmir Liman Kalesi’nin tarihte anıldığı en önemli isimlerden olmuştur. Kentin güvenliğini sağlamak için yapılan İzmir Liman Kalesi, böylece Kemeraltı Çarşısı’nın oluşumunda önemli bir rol oynamıştır.

Bir efsaneye göre Egeli ünlü filozof Aristotales, Büyük İskender’e “Smyrna’yı görmezsen eksik kalırsın” demiştir. Çünkü birçok tarihi kavmin heyecanla peşinde koştuğu İzmir, her zaman felsefenin, şiirin, sanat ve kültürün doğup serpildiği bir bölgenin merkezi olmuştur.


Birçok şaire ilham veren İzmir için nice şiirler, destanlar yazılmıştır. Yaşar Aksoy’un “İzmir- Smyrna Efsaneden Gerçeğe” isimli yapıtında yaptığı tasvir ise rastlayabileceğimiz en güzel betimlemelerden biridir: “İzmir, mücevherlerle örtünmüş bir Gerdanlık Kız’a benzer”…


Antik Zamanlar Antik Zamanlar

E-Bülten'e üye olmak için e-posta adresinizi giriniz.