Yukarı Çık

TARKEM  »  Kemeraltı ve Çevresi  »  Kemeraltı Çevresi  »  Agora

Agora

Bir Kent Merkezindeki En Büyük Antik Dönem Yaşam Alanı - AGORA

Antik zamanların ticaret yapısı, kent meydanı ve çarşısı olarak kullanılan İzmir Agorası, Helenistik ve Roma döneminin en iyi korunmuş yapılarından birisidir. Antik çağlarda genel olarak her kentte büyüklüğüne göre bir veya iki Agora bulunmaktaydı. Bunlardan biri, devlet işlerinin görüldüğü ve çevresinde çeşitli kamu binalarının toplandığı, sanatın yoğunlaştığı, felsefenin temellerinin atıldığı devlet agorası, diğeri ise ticarin kalbinin attığı, ticaret agorasıdır. İzmir Agorası ise Kadifekale  eteklerine kurulmuş üç katlı olarak inşa edilmiş bir devlet Agorasıdır.


Kent merkezine yakın konumlandırılan ve üç katlı olarak inşa edilen Agora, MS 178 yılında gerçekleşen büyük depremle yıkılmış ve dönemin İmparatoru Marcus tarafından tekrar inşa ettirilmiştir.


Günümüzde İzmir Agora’sı 1932-1941 yılları arasında yapılan ilk dönem ve 1996 yılında devam eden son dönem kazı çalışmaları ile yarı yarıya gün ışığına çıkartılmıştır ve bu görüntüsü ile özellikle turistlerin büyük ilgisini çekmektedir.


Sabetay Sevi'nin Evi

İzmir Agora girişinde İkiÇeşmelik Caddesi üzerinde bulunan Sabetay Sevi’nin evi, Sabetaycılığın doğduğu yer olarak bilinmektedir. Sabetay Sevi, 1626 yılında İzmir’de doğmuştur ve doğum tarihi Yahudi inancında Mesih’in doğum günü olarak belirtilmektedir. 1648 yılında Doğu Avrupa’da yaşanan Yahudi katliamı, Yahudilerin Sufi inancında yer alan Mesih’in dünyaya tekrar gelişini beklemeye itmiş, bu dönemde kendisini Yahudilerin kurtarıcısı ve Mesih olarak ilan eden Sabetay Sevi, müritleri tarafından “Efendimiz” anlamına gelen “Emire” sıfatına layık görülmüştür. Bunun üzerine hahamlar, Sebatay Seviyi İzmir’den kovmuşlardır. Ancak Sabetay Sevi ‘nin müritleri gün geçtikçe çoğalarak Osmanlının sınırlarını aşarak tüm Avrupa ülkelerinden müritler kazanmaya devam etmiştir.


Sabetay Sevi, daha sonra 1665 yılında İzmir’e geri döndüğünde Yahudi nüfusunun büyük bir çoğunluğu, hatta bazı Hristiyan ve Museviler de kendisini Mesih olarak görüyorlardı. Bu dönemde Sabetaycılığın karşıtı olarak bilinen Portekiz Sinagogunda  büyük bir isyan çıkar ve bu isyanın sonucunda Sabetay Sevi, saraya çağırılır, isyan da bu şekilde durdurulmuş olur.  Daha sonra Sabetay Sevi, Müslümanlığı benimsemiş olsa da yaşamı boyunca yahudi dinine bağlı kalmıştır.

Agora Agora Agora Agora Agora Agora Agora Agora Agora Agora Agora

E-Bülten'e üye olmak için e-posta adresinizi giriniz.